MARKANIN KULLANMAMA NEDENİYLE İPTALİ

Türk hukukunda tescilli bir markanın iptali, markanın tescilinden sonra marka sahibi nezdinde ortaya çıkan yasal sebepler sonucunda söz konusu olmaktadır. Marka sahibinin, yanıltıcı, yanlış bir hareketi veya hareketsizliği sonucunda talep üzerine marka iptal edilmektedir.


Markanın iptal sebepleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) md. 26/1’de sınırlı sayıda sayılmıştır. SMK 26/1’de ilk iptal sebebi olarak SMK md. 9’a atıf yapılmaktadır. SMK md. 9’da ise “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” şeklinde bir açıklama yer almaktadır. Markanın tescil edildiği sırada olmayan ancak sonradan ortaya çıkan sebepler sonucunda meydana gelmekte ve iptal talebine konu olabilmektedir.


Markanın kullanımı, markanın tescili için bir yükümlülük olarak sayılmaktadır. SMK md. 9’da düzenlendiği üzere markanın tescilden doğan bir hukuki koruma kapsamında olabilmesi için o markanın kullanılması gerekmektedir. Bu gerekliliğin amacı ise, marka olarak tescil edilebilecek ibarelerin kapsamının gereksiz bir şekilde daraltılmasını ve kullanılmayan markanın sicilde kayıtlı durmasını önlemektir.


1. İPTAL TALEBİ


  • İptal sebepleri tescilden sonra ortaya çıkan sebepler olduğundan, marka öncelikle Türk Patent ve Marka Kurumu (“TürkPatent”) nezdinde tescilli bir marka olmalıdır.

  • Markanın tescil tarihinden itibaren beş (5) yıllık süre ile kullanılmaması veya kullanımına beş (5) yıllık süre ile ara verilmesi halinde iptalinin talebi mümkün olmaktadır.

  • SMK md.9’da yer alan markanın ciddi kullanımı hakkında net bir tanım yapılmamıştır. Ancak Yargıtay tarafından markanın ciddi olarak kullanılması gerektiği şu şekilde belirtilmiştir: “…ilgili hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla markanın temel işlevine uygun olarak anılan hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ciddi biçimde gerçekleşen kullanımın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, … onanmıştır.” (Yargıtay 11. HD’si 17.11.2011 tarihli 2011/11201 E. 2011/15244 K.)


Avrupa Birliği Mahkemesi tarafından ise ciddi kullanım kavramı 2003 tarihli AJAX kararında “bir markanın ciddi kullanımı, söz konusu markanın, tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak veya mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak söz konusu mal veya hizmetlerin menşe kimliğini garanti edecek şekilde kullanılması halinde söz konusu olur.” şeklinde açıklanmaktadır.


Bu açıklamalar doğrultusunda markanın tescilden doğan hukuki koruma kapsamında olabilmesi için ciddi bir kullanımının olması gerektiği ve söz konusu ciddi kullanımın da markanın temel işlevine uygun mal ve hizmetlere yönelik olması gerektiği anlaşılmaktadır.


Markanın ciddi kullanımının olup olmaması, geçmişte ciddi bir şekilde takip edilmemekteydi. Ancak günümüzde, markanın iptali davasında, marka sahibinin markayı mal ve hizmetlerine yönelik olarak ciddi bir şekilde kullanımının olup olmadığı inceleme konusu olmaktadır.


Bu durumun incelenmesi için SMK md. 19/2 ‘de kullanım ispatı talebi yer almaktadır. Kullanım ispatı talebi, SMK md. 6/1 kapsamında yapılan itirazlarda da talep edilebilmektedir. Markanın kullanım ispatı talebine konu olabilmesi için tescil tarihinden itibaren beş (5) yıl geçmiş olması gerekmektedir.


Başvuru sahibi, kullanım ispatı talebini yayıma itiraza karşı görüş sunması gereken bir (1) aylık süre içerisinde açık ve yazılı bir şekilde TürkPatent’e bildirmelidir.


2. YETKİLİ MAKAM


SMK hükümlerinde iptal prosedürüne ilişkin, ilgili kişilerin belirlenen hallerde TürkPatent’ten markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak söz konusu idari iptal prosedürüne ilişkin hükmün yürürlük tarihi 10.01.2024 olarak belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak iptal davalarına 10.01.2024 tarihine kadar mahkemelerce bakılacak olup, 10.01.2024 tarihinden sonra ise TürkPatent tarafından iptal davalarına bakılacaktır.


SMK geçici md. 4/2’de yürürlük tarihinde görülmekte olan markanın iptaline ilişkin davaların halihazırda bakmakta olduğu mahkemeler tarafından sonuçlandırılacağı belirlenmiştir.


3. SÜRE


İptal halleri markanın tescilinden itibaren her süreçte ortaya çıkabilecek sebeplerdir. Kullanmamaya bağlı açılan iptal davasında, markanın kesintisiz olarak beş yıl kullanılmaması halinde iptal talebi ileriye sürülebilecektir. Beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru incelenecektir. Dolayısıyla, markanın tescilinden itibaren beş yıllık sürenin de geçmiş olması gerekmektedir.


4. SONUÇLARI


İptal talebi ileri sürüldükten sonra, ispat yükü marka sahibine geçmektedir. Marka sahibinin söz konusu markayı kullandığını kanıtlayan savunmayı yapması ve bununla ilgili gerekli delilleri sunması gerekmektedir. İspat yükü marka sahibinde olduğundan, marka sahibinin hangi alt sınıflar bakımından da ciddi kullanımının olduğunu ayrı ayrı ispatlaması gerekmektedir.


Yapılan savunma ve sunulan deliller çerçevesinde TürkPatent’e yetkinin geçeceği tarih olan 10.01.2024’e kadar olan dönemde iptal talepleri mahkemeler tarafından HMK hükümleri uyarınca yazılı yargılama usulüne uygun olarak kullanılmaktadır.


Mahkemeler, iptal davasında markanın iptal talebinin reddine, markanın iptaline veya markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline karar verebilir.


Markanın iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi sonucunda, marka sicilden terkin edilir ve Marka Bülteni’nde yayınlanır. 10.01.2024 tarihine kadar, mahkemelerin markanın iptaline hükmetmesi halinde, karar kesinleştikten sonra mahkemelerin resen TürkPatent’e göndereceği düzenlenmiştir.


Yazarlar: Hatice Ekici Tağa, Öykü Su Sabancı

10 views0 comments

Recent Posts

See All

For many years, the allocation and transactions of ".tr" domain names have been carried out by the Middle East Technical University (“METU”) through the Nic.TR system. With the Regulation on Internet